Category

Hayata Dair

Hayata Dair Her şey burada!

Hayata Dair

Corona Virüsü Nedir?

Corona Virüs (Koronavirüs) Nedir?

Solunum yolu ile yani, çok kısa zamanda geniş kitlelere ulaşabilip hastalandırabilecek bir bulaşma yolu ile bulaşan, Çin’de ortaya çıkmış bir virüstür. Çin, çok çeşitli besinlerin (hayvan, böcek vb.) yoğun tüketildiği, çok kalabalık bir ülke olduğu için, aslında hayvanların taşıdığı bazı mikroplar insana adapte olma imkânını sıklıkla orada buluyorlar. Bu mikroplar yepyeni ortaya çıktıkları için onlara karşı “bağışık” olma durumumuz “sıfır” oluyor; yani virüs, hastalanma potansiyeli olan herkesi hastalandırıyor. Burada, herhangi bir mikrobun herkesi hastalandırmadığını, sadece belli kişilerin hastalandığını ve sadece, yine belli kişilerin (kronik hastalığı olanlar, zayıf/düşkün/çok yaşlı kişiler) ağır hastalandığını da bilmek lazım.

Türkiye’de Corona Virüsü (Koronavirüs) Var Mı?

Türkiye’de Corona Virüsü 11 Mart 2020 tarihinden itibaren resmi olarak kayıtlara geçmiştir.

Corona Virüs (COVID-19 ya da Koronavirüs) Nasıl Bulaşır?

Virüs solunum yolu ile bulaşır. Burada, tüm araştırmalar kesinleşmemiştir; bu yüzden, “Her türlü solunum yolu” demek gereklidir. Yani mikrop, öksürmek veya tıksırmakla havada belli sürede asılı kalabilir. Virüs, tabii ki öpüşmek ve en yaygın olarak eller ile de bulaşır. 

Normalde hastalığı alan bir kişi, hasta olduğunun farkına varmadan ve belirtiler ortaya çıkmadan virüsü yaymaya başlayabilir. Burada, “inkübasyon dönemi” dediğimiz bir “kuluçka” dönemi vardır. Ancak yeni Corona virüs için bu, tam olarak ortaya çıkarılmaya çalışılıyor. Şimdilik kuluçka süresinin 2-14 gün olduğu düşünülüyor.

Hayata Dair

Aşk Nedir?

Aşk ve Sevgi Birbirinden Farklı Şeyler

Aşk sevmediğin insana karşı da olabilir. Yani sevdiğin bir insana değil de sevmediğin bir insana da aşık olabilirsin. Aşk bittiğinde ilişkiler de biter diye bir şey yoktur. Eğer zamanla sevgi büyütmüşseniz o zaman aşkınız çok iyi bir şekilde devam eder. Aşk ve sevgi birbirinden farklıdır. İnsan bir anda aşık olur ancak sevgiyi zamanla besler. Birini sevmeniz için illa ki aşık olmanıza gerek yoktur. Aşık olmadan da sevebilirsiniz
Aşk insanda özgürce sevebilme duygusunu uyandırır. Egolardan sıyrılıp karşındakini olduğu gibi kabul etme ve sevebilme sanatıdır. Bu durum bağlılığa dönüşürse ilişki farklı bir boyuta geçer. 

Aşkın Hayatımızdaki Önemi

Aşk biyolojik bir ihtiyaç değildir, aşk ruhsal bir ihtiyaçtır. Kişideki bu ruhsal ihtiyaç karşılık beklemeden ve koşulsuz olmalıdır. Yoksa bu aştan çok çıkar ilişkisine ve ego tatminine dönüşmektedir. Egonun olduğu yerde gerçek aşk barınamaz. Aşk ancak egonun ortadan kalkmasıyla birlikte vücut bulabilmektedir. 

Aşkın tutku ile karıştırılmaması lazım. Genellikle tutku aşk ile karıştırılmaktadır. Oysa tutku farklı bir duygudur. Aşık olduğunuz zaman tutku da hissedersiniz fakat sadece tutku beslemek aşık olduğunuz anlamına gelmez.

Aşk, insan hayatının en önemli deneyimidir. Eğer bir insan aşkı gerçek anlamda deneyimleme şansına sahip olmamışsa, bu insanın hayatı bildiği söylenemez. 

Aşık Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?

Aşkı bilmek için ilk başta kişinin kendini tanıması ve kendini sevmesi gerekir. Kendi sınırlarını bilmeyen, kendini tanımayan insanların gerçek aşka ulaşması imkansızdır.

Aşk hiç düşünmediğiniz zaman kapınızı çalabilir ve sizden izin istemez; kalbinizin bir köşesine oturur. Belki gençliğinizde yaşamadığınız aşkınızı 50 yaşından sonra bulacaksınız. Aşkın ne zaman geleceği hiç belli olmaz. Karşınızdaki kişiye beslediğiniz duyguların aşk olup olmadığını anlamanıza yardımcı olacak birkaç ipucu bulunmaktadır. Bunlar:

  • Eski sevgilinize karşı hisleriniz yok olduysa ya da eski sevdiklerinizden birini gördüğünüz zaman hiçbir şey hissetmiyorsanız
  • İşinizi sağlama almak için yedekte birini tutmaktan vazgeçtiyseniz
  • Onunla ilgili bir haber duyduğunuzda ya da başka kızalar ile sosyal ağlarda yorumlaşmasını kıskanıyorsanız
  • İşe – okula gitmediğiniz zamanları onunla geçirmek istiyorsanız
  • Çok önemli anlarınızda bile işinizi gücünüzü bırakıp onu hayal ediyosanız
  • Birlikte yemek yemek, vakit geçirmek çok hoşunuza gidiyorsa
  • Her çalan telefonda o arıyor diye heyecanlanıyorsanız
  • Onunla buluşacaksınız diye saatler, hatta günler öncesinde kıyafet seçmeye, kişisel bakımınızı yapmaya başlıyorsanız
  • Hayatınızdaki her şeyi onunla paylaşmak istiyorsanız
  • Geleceğinize dair hayaller kuruyor, hatta evlilik planları da yapıyorsanız aşık olmuşunuz demektir.

​​Hepimiz bu dünyaya sevmek ve sevilmek için geldik. O halde karşımızdaki insanları gerçekten sevmeye başlamadan evvel önce kendimizi tanıyalım, kendimizi sevelim ve duygularımızdan emin olalım. Daha sonra karşıdaki zaten bizim sevgimizdeki gücü hissedecektir.

Hayata Dair

Ateizm Nedir

ATEİZM NEDİR?

Ateizm, tüm tanrılara ve ruhsal varlıklara olan metafizik inançları reddeden ve var olan gerçekliği inanç yoluyla açıklamayı kabul etmeyen bir felsefi düşünce akımı. Kelime anlamında da belirtildiği üzere; Ateizm, din ile ilgili bir kavram değil, tanrı ile ilgili bir kavramdır. Dinlerin varlığı, dinlerin tanımının ne olduğu, dinlerin iyi mi yoksa kötü mü olduğu ateizmin konusu ve tartışma alanı dışındadır.

Ateizm, her tür metafiziği reddettiği için, kendini metafizik öğeler üzerinden temellendiren bazı dinlerin metafizik boyutlarını da reddeder. Yani bu, özellikle dinlere karşı sergilenen bir duruş değil, genel olarak tüm metafizik inanışlara karşı bir duruştur. Ateizm sıklıkla “dinsizlik” ile özdeşleştirilse de, Budizm gibi bazı Uzakdoğu dinlerinde de ‘yaratıcı’ anlamında bir tanrının varlığına rastlanılmaz.

Bu yönüyle de Ateizm ile dinsizlik birebir örtüşmez. deist akımlara bakıldığında da, tanrıya inancın olduğu ancak dinlerin kabul edilmediği görülür. Ateizm, anti-teizm yani teizm karşıtı demek değildir ve bir “tepkisellik” anlamı içermez, zira metafizik öğelerin “var olmadığını” savunmak için metafizik öğelerin “var olması” gerekmez. Ateizm, yalnızca bir “durum” ifadesidir. Sadece tanrı veya tanrıların ve metafizik öğelerin var olmadığını söyler.

ATESİT NEDİR?

Ateist, tanrı veya tanrıların varlığını hayal ürünü bulan kişi veya kişilerdir.

Ateizm sanıldığı gibi bir inanç değildir. Çoğu zaman yanlış ifade edildiği şekli ile (tanrıtanımaz kelimesinde olduğu gibi) tanrıyı inkar eden kişi değildir. Çünkü “inkar” varolan bir şeyin reddedilmesi anlamı taşır, oysa ki ateistlere göre tanrı varolmadığı için onun “inkar edilmesi” de yanlış bir terminolojik kullanım olacaktır.

Ateistler; bazen “tanrıtanımaz” kelimesiyle anılsalar da, bu isimlendirme var olan bir tanrıyı reddetme fikrine atıfta bulunduğu için ateistler tarafından kabul görmez. Ateizm inanç koşullanmalarını, hayali yaratıkları ve olayları reddeder. Ateist bakış açısıyla tanrının yanı sıra tüm metafizik inançlar ve tüm ruhani varlıklar da reddedilir.

Hayata Dair

Motivasyon güçlendiren 17 yöntem

Kişisel motivasyon grafiğiniz inişli çıkışlı bir seyir izliyorsa hayatınızı ve alışkanlıklarınızı yeniden gözden geçirme vakti gelmiş demektir. İşte size kişisel motivasyonunuzu artırmak ve korumak için 17 yöntem…

Kişisel motivasyonu artırmak ve korumak için 17 yöntem

Yaşantımızdan memnun değil miyiz? Hayatımızda sürekli bir şeyleri erteliyor muyuz? Bir işe başlayacağımız gün bir türlü gelemiyor mu? Planlı olamamak motivasyonumuzu mu düşürüyor? İşte bu durumda, hayatı yeniden gözden geçirmek gerekiyor. Hayatı değiştirmek kolay değildir ama imkansız da değildir.

Yaşamımızda memnun olmadığımız şeylerin bir listesini çıkartıp bunları iyileştirme veya değiştirme yollarını arayabiliriz. Bazı etkenlerin motivasyonumuzu düşürdüğüne inanıyorsak; çevresel koşullarımızı yeniden düzenleyerek, planlamaya önem vererek, ertelemeye son vererek, hayatımızda düzensiz olan tüm etkenleri belirleyip moralimizi bozan ve motivasyonumuzu düşüren herşeyi çevremizden uzaklaştırarak motivasyonumuzu yeniden yükseltebiliriz.

Motivasyonun düşmesinin en önemli sebeplerinden birisi zihnimizde oluşan negatif düşüncelerdir. Hayat enerjisini çok çabuk tüketmiş  insanlar yaptığı işlere ve hayata konsantre olmakta zorlanır. Olumsuz duyguları çok fazla barındıran insanlar  yapabilirliklerine inanmazlar. Yaşadığı anı ve zamanı iyi değerlendiremezler.

Başarılı olabilen insanlar hedeflerine odaklanabilen insanlardır. Motivasyon kişiye bağlıdır ve bir seçimdir aslında… Çoğu insan dış etkenlerin etkisinde çok fazla kalır. Kendini yönetmeyi başaramadığında ise birileri kalkıp onu yönetmeye çalışır.

Kişisel motivasyonu artırma ve koruma yöntemleri:

1. Başlangıçta zor olduğuna inandığımız ve sonrasında başardığımız önceki hedeflerimizi hatırlamak, ulaşılabilir hedefler belirlemek

İnanmak: İnsanın hayatı süresince verdiği en büyük mücadele kendisi ile yaptığı mücadeledir.Biz kendimize inanır ve güvenirsek, çevremizdekiler de bize inanır, güven duyar. Motivasyon için inancımızın ve özgüven duygumuzun güçlü olması gerekir. “Ben bunu yapabilirim, bu beceriye sahibim, bu işe başlayabilir ve başarıyla sonuçlandırabilirim.” düşünceleriyle kendimize inanarak başladığımız işlerde çok daha hızlı, verimli ve başarılı sonuçlar alabiliriz. Elbetteki her konuda başarılı olabilmek bizler için önemlidir ama tüm hayatımız süresince başarılarımız kadar başarısızlıklarımız da olacaktır.
Başarısız olduğumuz durumlarda moralimizi bozmamamız, deneyimlerimizden ders alabilmemiz, bir sonraki hedefimiz için kendimizi yeniden motive edebilmemiz ve hiçbir koşulda kendimize olan inancımızı kaybetmememiz çok önemlidir. Unutmamak gerekir ki; kazanmaya ya da kaybetmeye sebep olan en büyük unsur inançtır.
2. Çevremizdeki insanların  başarılarını görmek, gayret ve azimlerini örnek almak, başkalarının başarabildiğini bizim de başarabileceğimize inanmak
3. Başarılması zor hatta imkansız gibi görünen şeylerin başarılmasını anlatan filmler izlemek, başarı hikayeleri okumak, tarihte yaşanmış olayları incelemek, bizi motive edebilecek özlü sözler okumak
4. Güne başlarken o günün iyi geçeceğine dair olumla yaparak olumsuz düşüncelerden zihnimizi uzaklaştırmak, güne gülümseyerek ve pozitif başlamak
5. Yaşadığımız sıkıntı ve üzüntülerin geçici olduğu konusunda kendimizi telkin etmek
6. “Yapamam!”, “Başaramam!”, “Mümkün değil!”, “Yarın başlarım.”, “asla”, “ama, fakat” gibi olumsuz cümle ve kelimeleri unutmak, kullanmamak
7. Hayatımızda olabilecek iniş-çıkışlar karşısında güçlü ve hazırlıklı olabilmek için ruhsal ve bedensel bağışıklığımıza, doğru beslenmeye ve uyku düzenine dikkat etmek
8. Yürüyüş yapmak, doğayla başbaşa kalmak
9. Müzik dinlemek, bizi motive ettiğine inandığımız birkaç müzik türü belirleyip ihtiyaç duydukça dinlemek
10. Başarılı olduğumuz bir olay sonrasında bizi mutlu ettiğine inandığımız şeyleri yaparak kendimizi ödüllendirmek, kendimizle gurur duymak
11.  Bizi motive edeceğine inandığımız, baktıkça bize hedef ya da hayallerimizi hatırlatacak resim ya da objeleri evimizde, çantamızda, iş yerimizdeki masamızda bulundurmak
12.  Değişimlere açık olmak, kendini geliştirmek
Değişim iki şekilde olabilir. Kişi, gizli kalmış ama gerçekten kendi parçası olan bazı özelliklerinin gün ışığına çıkmasına izin verdiğinde ve  temel olan kişisel bir şeyi değiştirmek istediğinde değişim olur.
13. Sahip olduğumuz her şeyin değerini bilmek ve şükretmeyi unutmamak
14. Doğru iletişim kurmak, kendimizi ve başkalarını sevebilmek, yaşama sevincini canlı tutmak
Olumlu ilişkiler kurabilmek, saygı göstermek ve saygı görmek, değer vermek ve değer verildiğimizi bilmek, gönül almak veya gönlümüzün alınması, düşüncelerimizin dinlenmesi ve önemsenmesi, onaylanmak, takdir etmek ve edilmek, güvenebilmek ve güvenildiğimizi bilmek kişisel motivasyonumuz açısından önemlidir. Başkalarına özellikle de ihtiyacı olanlara yardımcı olabilmekten dolayı içimizde hissedeceğimiz manevi huzur da motivasyonumuzu artıracak önemli unsurlardan biri olacaktır.
15.  Kendine güvenmek ve inanmak, özgüveni kaybetmemek, cesaretli olmak
16. Kendini iyi tanımak; güçlü yönlerini daha çok besleyip, zayıf yönlerini geliştirip olumlu yönde güçlendirmek. İnsan önce kendi değerini bilmelidir.
17. Strese girmemek ve işleri son ana bırakmamak için zaman kontrolünü doğru yapma yöntemlerini bilmek ve uygulamak
Ve her şeyden önemlisi: “Farkındalığımızı Yitirmemek”.